Dini

Yemekten Sonra Okunacak Sofra Duası

Dualar müminlerin yaratıcıları ile olan en önemli iletişim aracıdır demek şüphesiz ki yanlış olmaz. Yemek duası ise biz müminlerin Rabbimize yaptığımız bir teşekkürdür. Yüce Allah biz kullarını dünyaya göndererek burada bizler için çeşit çeşit sebzeler, meyveler ve yenilecek olan hayvanlar yaratmıştır. Elimizde imkan olarak bunlardan tükettiğimiz sofralarımızda Allah’ı anarak ona bu verdiği nimetler için teşekkür etmek, şükretmek bizler için en önemli vazifelerden bir tanesidir. Yemek duası etmek kesinlikle farz olmadığı gibi gelenek haline getirilerek her sofrada dua edilmesi bizlere şüphesiz güzel sevaplar kazandıracaktır.

Eğer çocuklarımız var ise onlara daha çok dillerine dolanabilecek olan tekerlemelerden öğretmek daha mantıklıdır. Bu sayede onlara oyunmuş gibi gelen bu dualar zamanla dillerinde yer edinecek ve ileri ki yaşlarında bu gelenekten vazgeçemeyerek sürekli olarak tekrarlayacaklardır. Anne ve babalar evlatlarının işlediği hayrlardan amel defterlerine sevap yazdırırlar. Bir insanın ölümünden sonra geçen süre içinde evlatlarının işlediği hayrlar ancak amel defterlerine yazılabilir. Ölümden sonra amel defterinin açık olmasının tek sebebi budur. Eğer evlatlarınıza günde 2-3 sefer yiyip içtikleri sofralarda Rabbimize dua etmelerini öğretir ve bunu gelenek haline getirmelerini sağlarsanız vefatınızdan sonra dahi edilen bu dualardan mutlaka payınızı alacaksınız demektir. Peki çocuklarımıza nasıl sofra duaları öğretebiliriz? Bunlardan bir tanesini örnekleyelim.

“Yemeğimi yemeden,

El açtım Allahım sana.

Akıl fikir doğruluk,

İy huylar ver bana.

Yemezsem büyüyemem,

Okuluma gidemem.

Çabuk çabuk yiyelim,

Yemeğimizi bitirelim.

Bizi yaratan Allaha,

Her zaman dua edelim.”

Çocuklarımızın bu tarz duaları öğrenmesi çok önemli iken binbir türlü sınavlardan geçen biz yetişkin insanlarında günlük hayat koşuşturmacası içinde Allah’ı hatırlaması oldukça önemlidir. Rabbimizin verdiği nimetlere şükür boyutunda mutlaka sofra duası yapmak bizler için faydalı olacaktır. Bir yemek duasını örnek olarak belirtmemiz gerekirse ;

“ Ya Rabbi! Bizler için filizlendirdiğin şu sebzelere, çeşit çeşit topraktan çıkardığın şu meyvelere, ekip dikip mahsul alıp yememizi sağladığın şu ekmeklere, yaratıp bizlere gıda olarak yememiz için gönderdiğin şu mübarek hayvanların etlerine şükürler olsun. Ya Rabbi, biz verdiğin nimetlere şükür ediyor, olmayanlar için de senden yardım diliyoruz. Ya Rabbi, bizi yoksul, aç ve açıkta bırakmadığın için, bereketli sofralar nasip eylediğin için sana ne kadar şükretsek az. Ya Rabbi, dünya üzerinde nerede bir müminin karnı aç ise sen yetiş, bizi de onlara yardım edebilme gücüne hasıl eyle. Ya Rabbi, dünya üzerinde eziyet gören müslümanlara yardım eyle. Ya Rabbi, Filistin, Arakan, Afganistan, Doğu Türkistan gibi nice müslüman beldelerinde dinsizler mümin kardeşlerimize eziyet ediyor onlara yardım eyle. Ya Rabbi, alemlerin yüzü suyu hürmetine yaratıldığı kutlu insan Muhammed Mustafa (s.a.v.) Peygamberimizin ruhlarına, soylarımızdan kaybettiğimiz kişilerin ruhlarına, alimlerimizin ve evliyalarımızın ruhlarına, senin yolunda savaşırken canını veren mehmetçiklerimizin ve tüm müslümanların ruhlarına, yakınlarının pek çoğu ahirete göçmüş kimsesiz kalmış okuyanı bulunmayan meftaların ruhlarına bir fatiha okuyoruz kabul ve haberdar eyle, soframıza bereket eyle, El – Fatiha”

şeklinde sofra dualarımızı yapmak çok önemlidir. Öncelikle Rabbimize verdiği nimetler için şükür ettikten sonra mutlaka Peygamberimizin ve geçmişlerimizin, şehitlerimizin ruhlarına da dua etmeli, onları dualarımızda es geçmemeliyiz. Bunu alışkanlık haline getirdiğimiz sayede hem bizim sevaplarımız kat kat artacak hemde geçmişlerimizin ruhları ferahlığa kavuşacaktır. Her duanın sonunda Peygamberimize salat ve selam göndermek oldukça mühimdir. Bu hem ettiğimiz duanın kabul olma ihtimalini arttıracak hemde Peygamberimizle gönül bağımızı kuvvetlendirecektir. Pek çok İslam aliminin rivayetine göre yüce insan Peygamberimiz (s.a.v.) kendisine her salavat getirildiğinde bu salavat getiren kişiye Ve Aleyna Aleyküm Selam demektedir. Bu durum bu yüzden oldukça önemlidir .

  • Peygamberimizin Sofra Duası

Elbette ki nur yüzlü Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in de sofra duası yaptığını biliyoruz. O öylesine büyük bir insandı ki, her hareketinde bizler için bir ölçü, bir haber verme durumu vardı. Biz müminlerde onun ümmeti olarak onun hareketlerini taklit etmeli ve ona benzemeye çalışmalıyız. İşte Arapça bilen okuyucularımız için Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yaptığı sofra duası :

Eğer Arapça bilmiyor iseniz gene üzülmenize hiç gerek yok. Peygamber Efendimizin sofra duası olarak yaptığı bu duanın Türkçe karşılığını okumanızda hiçbir mahsur veya eksik sevap durumu söz konusu değildir. Herkes bildiği ile amel etmelidir. İşte duanın Türkçesi :

“Bize yedirip içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allâh’a hamdolsun”

Peygamberimiz öylesine kuvvetli bir imana sahipti ki bunun tartışılmaz bir gerçek olduğunu hepimiz biliyoruz. Yüce Peygamberimiz ettiği duasının her seferinde alemlerin kendisi için yaratıldığını bilmesine rağmen hala büyük bir mahsunluk örneği göstererek “bizi Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun”  demektedir. Hayatının her saniyesi bizler için örnek olduğu için bu duayı taklit ederek sofra dualarımızın bir bölümünde yer vermek elbette bizler için hayırlı olacaktır. Bu duayı küçük bir kağıda yazarak yemek yenilen masanızın bir kenarına koyarsanız unutmadan her yemekte tekrar etmeniz daha kolay olacaktır .

Her müslüman unutmamalıdır ki yüce Allah malı ve mülkü istediğine, imânı ise isteyene verir. Bundan dolayı bugün çok varlıklı olan bir kişi yarın Allah’ın isteği doğrultusunda fakir ve yoksul düşebilir. Bunları düşünerek mutlaka yetime, yoksul ve fakire yardım etmeli, bugünün parası ve varlığı ile böbürlenmemelidir. Yoksulluk ve zenginlik Allah’ın kullarını sınav etmek için kullandığı iki vesile yani aracıdır. Allah yoksulluk ile kullarını isyan edecekler mi diyerek ölçüme tabi tutar. Rızıklarını azaltabilir. İşte böylece sofralarında az besin olan müminler isyan edebilir. Halbuki böyle zamanlarda müminler sofra dualarına devam etmeli, elinde olanlara şükretmelidir. Kendisinde olanın bir başkasında olmayabileceğini düşünerek Allah’a sığınmalıdır. Böylelikle Rabbimizin gözüne sevimli gelen bu kişi kısa zaman içinde ferahlığa kavuşacaktır. Zenginlik içinde olan kişinin sınavı ise elinde bulunan nimetler ile yardıma muhtaç yoksullara yardım edip etmeyeceğidir. Zevkin ve safanın içine dalan bu müminlerin ilerki zamanlarda ellerinden bütün varlığı alınabilir. Bu zengin müslüman kişilerin yapması gereken ise sofralarında Rabbimize dua etmeleri ve yoksul olan müslümanlara yardım etmeleridir. Böyle davranışlarda bulunmayan müminlerin sonunu elbette ki bilen yalnızca Allah’tır. Rabbimiz bizleri zalim ve isyankar olmaktan korusun. Elimizdekilerle yetinmeyi ve şükrederek her soframızda dua etmeyi bizlere nasip eylesin .

İşte müminler yukarıda bahsettiğimiz gibi isyankar olmayarak sofralarında mutlaka dua ederlerse, kendilerinden sonra dünyaya bırakacakları nesillere nimete saygılı olmayı ve şükretmeyi öğretirlerse bu onlar için çokça hayrlı olacaktır. Bunlara dikkat etmeli ve hayatımızı ona göre yaşamalıyız. Yüce Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in sünnetlerine ve Kuran’ın ipine sımsıkı sarılarak Allah’a her daim şükürdar olmalıyız. Şükretmeyi bilmeyen kulların düşeceği gazap ateşine düşmemeliyiz. Elimizde olan ile yetinmeli ve fazlası için kötü – fena işlere yönelmemeliyiz. Elbette ki Allah çok büyüktür ve bizlere helal yollardan para kazanmanın yollarını biz şükrettiğimiz sürece gösterecektir .

Hasbinallah ve niemel vekil .

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı