Sıkıntılı ve Üzüntülü Zamanlarda Okunacak Dualar

Hayat oldukça zorlu bir süreçtir. Ademoğlu doğduğu günden öleceği güne kadar pek çok sıkıntı ve üzüntüyle malesef ki yüz yüze gelmektedir. Fakat bilinmelidir ki dünya rahatlık ve istirahat dünyası değildir. Dünya çalışma ve gayret etme yeridir. Asıl mutluluk ve istirahat alemi ahirettir. Ademoğlu pek çok sınavla yüzleşmek zorundadır. Zaten insanın dünyaya gelme amacıda sınavlara tabii tutularak ahireti kazanabilecek mi bunu ölçmektir. Bu sınavlarıdan çoğu sıkıntı ve üzüntüdür. Örneğin evini geçindiremeyen bir adam sıkıntı ve keder içindedir. Bu onun en büyük derdidir. Aile fertlerinden birini kaybeden kişi ise daha çok üzüntü içindedir. Bu üzüntü onun içini yerde yer, kavurur da kavurur. Annelere Allah’ın merhametinden çok küçük bir parça verilmesine rağmen annelerimiz bizim için yeryüzünde ölümü göze alabilecek tek varlıktır. Peki onlara bu merhameti veren yüce Allah’ın bize merhameti yok mu? Haşa, elbette ki var. İşte bu yüzden bize sıkıntı ve üzüntü vererek isyan edip etmeyeceğimizi sınayan Allah bu durumlarda bizler için dua silahını bahşetmiştir. Dua müminin en büyük gücüdür. Dualar ile kul yaratıcısı ile irtibata geçer ve yakarış yapar. İşte bu yazımızda sizlere sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarda okunacak dualardan bahsedeceğiz. Bu dualar sayesinde gönlünüzü ve içinizi ferahlatabilir, isyan noktasına gelmeden Allah’ın ipine sarılabilirsiniz.

Sıkıntı ve üzüntü için okunacak olan ilk duamızı sizlerle paylaşmadan önce bu duanın nasıl hasıl olduğunu sizlere aktaralım. Öncelikle şunu söylemekte fayda var. Bu duayı yüce Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.), Ebu Bekr-i Razi’nin rüyasına girerek kendisine söylemiştir. Bahsi geçen bu zat hapiste olan bir alim için üzüntü duyduğunu dile getirmektedir. Daha sonra bir gece rüyasında Peygamberimizi görerek kendisinin bu duayı ona aktarması üzerine hapise giderek bu alime bu duayı söylemiş ve alim efendi kısa bir süre sonra içinde bulunduğu hapislik durumundan kurtulmuştur. Yine bua ile Hasan Basri isimli bir zat Hacca-i Zalim denilen bir adam tarafından öldürülmek üzere çağırıldığında kurtulmuştur. Kendisi davet üzerine yola çıkmadan önce bu duayı okuduğunu ve Hacca-ı Zalim’in kendisine “seni öldürmek için çağırdım fakat bundan vazgeçtim” (özetle) dediğini söylemiştir. Bu yüce duanın Arapça olan halinin latin alfebesine dökülmüş şekli şu şekildedir;

  • Lâ ilâhe illallâhül-azîmül-halîm. Lâ ilâhe illallâhu Rabbül-arşil-azîm. Lâ ilâhe illallâhu Rabbüs-semâvati ve Rabbül-ardi ve Rabbül-arşil-kerîm.

Bu duanın Türkçe anlamı ise şu şekildedir;

  • Azamet ve vakar sahibi Allah’tan başka, ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Arş-ı Âzam sahibi Allah’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Göklerin ve yerin sahibi ve arş-ı kerîm’in mâliki Allah’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur.

Bu hadis yüce Peygamberimiz tarafından bizlere iletilmiş olan kuvvetli bir duadır. Bu duayı okuyarak arkasından sıkıntımızı ve üzüntümüzü gidermesi için Allah’a yalvarmak büyük bir ihtimal ile olumlu sonuçlar verecektir. Şüphesiz ki Peygamberimiz (s.a.v)’in her duasında bir kerem gizlidir.

  • Yunus (a.s.) ve Okuduğu Ayet-i Kerim

Yunus’un kısassını bilmeyen neredeyse yoktur. Kendisinin bir balığın karnında olduğu zamanda okuduğu bir ayet vardır. Bu ayetin ipine sarılan Yunus bir zaman sonra duası kabul edilerek eski yaşantısına dönmesine izin verilen bir kişi olmuştur. Enbiya Suresi’nin 87. Ayet’ini sürekli tekrar eden Yunus’un kurtulduğu şekilde bu ayeti sık sık söyleyen ve sıkıntılı halinden kurtulmak isteyen kişi kısa sürede muradına erer. Bu ayet-i kerim’e-nin ise Arapça halinin latin alfesine dökülmüş şekli;

  • Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn.

Türkçe olarak meali ise;

  • Allah’ım! Senden başka ilah yoktur. Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin. Gerçekten ben zâlimlerden oldum.

Burada dikkat edilmesi gereken husus ise Yunus’un okuduğunun bir dua değil, ayet olduğudur. Yunus öncelikle Allah’ın sözünü tekrar etmiş ve bundan sonra kendisi muhakkak içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için Rabb’ine dua etmiştir. Bahsi geçen sözler Yunus’un kendi sözleri değil Allah’ın kendi sözleridir ve Kuran-ı Kerim’de geçmektedir.

  • Peygamberimiz ve Sıkıntı Duası

İslam’ın yüce Peygamberi, Allah’ın son elçisi olan Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in sıkıntılı zamanlarında sıkça okuduğu bir dua vardı. Bu duasında sıklıkla Rabbinin Allah olduğunu ve kesinlikle ona ortak koşmayacağını belirtirdi. Biz ahir zaman insanları olarak onun bu duasında bulunan gizemi şu şekilde yorumluyoruz. Sıkıntının içinden kurtulmak için ne kadar zor durumda olursa olsun Rabbine ortak koşmayacağına, kendisine başka ilahlar edinmeyeceğini Peygamber efendimiz ifade ediyor. Elbette ki bu durum Rabbimizin hoşuna gitmektedir. Biz ahir zaman müslümanları olarak Peygamberimizin bu duasında devamlı olursak Rabbimiz elbette ki bizi içinde bulunduğumuz sıkıntılı ve üzüntülü durumdan kurtaracaktır. Bunda kesinlikle bir şüphe yoktur. Allah çok merhametlidir, çok bağışlayandır.

  • Sıkıntı / Üzüntü ve Dua

Başımıza gelen işler bizi muhakkak ki üzebilir. Sıkıntı, elem ve keder verebilir. Biz müminler olarak bu durumun Allah’tan geldiğine şüphesiz iman etmeli ve O’nun bizi bu zaman içerisinde test ediyor olduğunu bilmeliyiz. Dünya üzerinde öylesine olan hiçbir olay yoktur. Hiçbir sıkıntı ve keder bizlere öylesine verilmemektedir. Bizim bu durumlarda vereceğimiz tepkiler Allah tarafından ölçülmektedir. Bu tepkilerimize göre bizlere ödül veya daha büyük fenalıklar verilmektedir. Eğer müslüman başına gelen bir sıkıntı yüzünden isyan ederse şüphesiz ki daha büyük müsibetlere yakın dönem içerisinde maruz kalacaktır. Fakat bir müslüman böyle bir sıkıntılı zamanda eline tesbihini alıp Allah’ı zikrederek ondan yardım dilerse, ettiği dualar ile Rabbinden af dileyip yardım isterse şüphesiz yüce Allah bu dualara ve ibadetlere karşılıksız kalmayacaktır. Müminin bilmesi gereken en önemli nokta sıkıntı ve üzüntü anında dua etmesi gerektiğidir. Çünkü müminin Allah ile arasındaki en büyük iletişim bağı duasıdır. Bugün akıllı telefonlarımız ile birbirimize attığımız mesajlar buna örnek olarak gösterilebilir. İnsanlık tarihinin en başından beri insanlar Allah’a dudaklarını kımıldatarak ulaşabilirler. Kulun sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında herhangi birinden yardım alarak Allah’a ulaşmaya çalışmasına gerek yoktur. Yüce Allah hiçbir kulu ile arasına başka bir kulunu aracı ve vesile olarak koymamıştır. Bilakis bizlere kolaylık olsun diyerek dua gibi bir özellik bahşetmiştir. Fakat pek çok insan bundan habersizmiş gibi dua etmemektedir. Hatta sıkıntılı ve üzüntülü durumlarında dua ederken son yıllarda gençlerin arasında “Allahım sen konuyu biliyorsun, amin” gibi saçma bir dua şekli meydana çıkmıştır. Biz müminler sıkıntılarımızdan kurtulmak için Allah’a dua ederken bile üşengeç davranıyoruz. Oysa ki Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) ettiği dualarda o kadar samimi ve içtendi, o kadar uzun dua ederdi ki günün nasıl doğduğunu anlamazdı. Gecelerini namaz ve dua ile geçirirdi. Bizde dualarımızda her ayrıntıyı vererek tek tek derdimizi ve üzüntümüzü Rabbimizle konuşmalıyız. Sevgilileri ile saatlerce telefonda dertleşen gençlerin iş duaya geldiğinde iki cümle ile ortadan kaybolması ne kadar acıklı bir durum.

Sıkıntı ve derdiniz var ise gidip Allah’a dua edin ey müminler.

Hasbinallah ve niemel vekil..

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Sıkıntılı ve Üzüntülü Zamanlarda Okunacak Dualar için yorumda bulun

    Sıkıntılı ve Üzüntülü Zamanlarda Okunacak Dualar için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak Sıkıntılı ve Üzüntülü Zamanlarda Okunacak Dualar için ilk yorumu yapabilirsin.