Genel

Kötü Niyet Tazminatı Nedir?

Doğru ve düzenli bir çalışma dünyasının şekillendirilebilmesi için yasal düzenlemeler gerçekleştirilir. Bu çerçevede de işçi ve işveren cephesinden ayrı ayrı değerlendirilmesi, karşılıklı haklar ve yükümlülükler büyük bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede de İş Kanunu kapsamında işçi ve işverenler arasındaki ilişkinin ve temel iş dünyasının dinamiklerinin oluşturulması amacı ile çeşitli düzenlemeler gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda da günümüz iş dünyasında işçiler arasında kıdem ve ihbar tazminatı gibi konular gündeme geliyor. Bu iki tazminat türüne ilişkin çeşitli bilgiler bulunuyor olsa da bir diğer tazminat türü olan kötü niyet tazminatına dair hiçbir bilgileri bulunmuyor. Bunun nedeni ise iş dünyasında işveren ve işçiler arasındaki ilişkilerde çok sık şekilde karşılaşılmayan durumları kapsamaktadır. Yine de iş dünyasının düzen oluşturulması için kötü niyet tazminatı isimli bu tazminat türüne göre tüm detayları ile etkin bir şekilde verilmiştir.

Kötü Niyet Tazminatı

İş Kanunu kapsamında işçiler için tanınmış olan haklardan birisi de kötü niyet tazminatıdır. Son dönemlerde daha fazla ön plana çıkması nedeni ile de kötü niyet tazminatı nedir sorusu gündeme gelebiliyor. Bu tazminat türünde iş güvencesi olmadan çalışan işçinin, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetli şekilde sona erdirilmesi halinin hukuki uygulaması olarak tanımlanmaktadır. Kötü niyet tazminatı hakkı, İş Hukuku kapsamında 4857 sayılı İş Kanunu’ nun 17.maddesinde detayları verilmektedir. Çalışanların iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayan, belirsiz süreli sözleşme ile çalışan işçilerin iş akdinin sona erdirilmesinin kötüye kullanılması amacı ile sona erdirilmesi halinde bildirim süresinin 3 katı tutarı olarak tazminat talep hakkı doğar. Ancak çoğu çalışan tarafından ihbar tazminatı ile karıştırılmaktadır. Bilinenin aksine kötü niyet tazminatı ihbar tazminatı ile aynı şey değildir ve ihbar tazminatı ödemesi kötü niyet tazminatı ödenmesinin engellenmesi gibi bir durum değildir.

4857 sayılı İş Kanunu’ nun 17. Maddesinin 6. Fıkrası kapsamında; aynı kanunun 18.maddesinin ilk fıkrası kapsamında ve 18, 19, 20 ve 21.maddesinin uygulanma kapsamında bulunan işçilerin iş akdinin fesih edilmesi hakkının kötü niyetli kullanılması ile sona erdirilmesi halinde işçiye bildirim süresinin 3 katı tutarı tazminat ödemesi yapılması gerekiyor. İş akdine ilişkin fesih amacı ile bildirim koşuluna uygun olmaması durumu aynı zamanda da kanun kapsamında tazminat ödemesi yapılması gerekliliği doğmaktadır.

Kötü niyet tazminatı ilişkin farklı kanunlarda da çeşitli detaylandırmalar bulunuyor. Buna göre 854 sayılı Deniz İş Kanunu’ nun 16.maddesi kapsamında gemi adamının sendika üyeliği, şikayete başvuruda bulunması gibi nedenler ile iş akdinin sona erdirilmesi ve iş sözleşmesinin sona erdirilmesi hakkının kötüye kullanılması halinde ücretlerin 3 katı tutarı tazminat ödemesi uygulanmaktadır. Bunun dışında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun 434. Maddesi çerçevesinde hizmet akdinin fesih edilmesi hakkının kötüye kullanılması halinde işverenin, işçiye fesih bildirim süresine yönelik ücretinin 3 katına kadar tazminat ödeme yükümlülüğü bulunur. Bu gibi farklı maddeler kapsamında  4857 sayılı İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun dahilinde düzenlenmiştir. Bunlara karşın 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında ise kötü niyet tazminatı ile ilgili düzenlemesi bulunmamaktadır.

Kötü Niyet Tazminatını Kimler Alabilir?

İş Kanunu kapsamında kötü niyet tazminatı ile ilgili olarak detaylar verilmiştir. Ancak İş Kanunu kapsamında hangi durumların kötü niyetli olarak kabul edileceğine ilişkin olarak detaylar belirtilmemiştir. Buna karşın İş Kanunu’nun gerekçesi kapsamında kötü niyetli fesih edilmesine dair çeşitli örneklere yer veriliyor. Çalışanın, işverenine ilişkin şikayet yapması, çalışanın işverenine karşı dava açması, çalışanın işverenine karşı şahitlikte bulunması gibi durumların kötü niyetli tazminata ilişkin kötü niyete örnek olarak verilmiştir.

Bu gibi koşulların haricinde kötü niyet tazminatı hakkı oluşturacak durumlar arasında iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda işverenin objektif iyi niyet kuralları ve dürüstlük ilkesi haricinde davranması ile kötüye kullanılmasına bağlı durumlar şeklinde pek çok farklı etken bulunuyor. Kötü niyet tazminatına ilişkin olarak dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de iş güvencesi dahilinde işçiler, işyerinde 30 kişiden ya da daha fazla işçinin çalıştığı işyerlerinde en az 6 aylık kıdemi olan işçiler, kötü niyet tazminatından yararlanabilmesi mümkün olmaz. İş Kanunu kapsamında söz konusu işçilere yönelik yazılı ve geçerli nedenler içeren sona erdirme olmadığı durumda işine iş sözleşmesinin sona erdirilmesi durumunda işe iade ve bu işe iade kararına uyulmaması durumunda da iş güvencesi tazminatı şeklinde bir tazminat hakkı doğduğu da belirtilmektedir.

Kötü niyet tazminatı hakkına ilişkin olarak dikkat edilmesi gereken hususlar arasında işçinin mutlaka işverene kötü niyet tazminatı talebi verebilmesi için mutlaka fesih hakkının kötüye kullanıldığının kanıtlama yükümlülüğüne sahiptir. Misal olarak işçinin işverenine fazla mesai ücreti ödemesi yapılmaması sebebi ile SGK ALO 170 İhbar Hattı aracılığı ile ilgili birimlere şikayet yapılması önemli bir konu oluşturur. Yani işverene karşı kötü niyet tazminatı noktasında işten çıkarılması halinde somut bir kanıt ile ispatlayabilmektedir. Özetle kötü niyet tazminatı noktasında ispat yükümlülüğü işçiye verilmektedir. İş Kanunu’ nun 10.maddesi kapsamında kötü niyet tazminatı hakkının oluşabilmesi için iş akdinin sürekli bir işte çalışmayı öngörmesi gerekliliği bulunmaktadır. Bunun nedeni ise yasal statüde süreksiz işlerde İş Kanunu’ nun 17.maddesinin uygulanamayacağı belirtilmektedir. İş dünyasında niteliksel yönden en fazla 30 iş günü olan işlere süreksiz iş, bunun üzerindekiler için ise sürekli iş olarak tanımlama gerçekleştirilmektedir.

Kötü Niyet Tazminatı Ne Kadar?

Günümüzde daha yüksek oranda görülen kötü niyet tazminatı ile ilgili olarak merak edilen bir diğer konu ise kötü niyet tazminatı hesaplama konusudur. İş Kanunu’na göre kötü niyet tazminatı miktarı için belirtilen fesih bildirim süresinin 3 katına dek tazminat olarak uygulanmaktadır. Kötü niyet tazminatı 3 katı tutarına kadar tazminat olarak uygulanıyor. Günümüzde Yargıtay Kararı ile birbiri ile karşılıklı olarak çelişki kararlar bulunuyor olmasına karşın kötü niyet tazminatına esas teşkil oluşturan sürenin, sözleşmeler ile arttırılmış olan bildirim süreleri yerine kanuni bildirim süresi üzerinden hesaplanması gerekliliği bulunmaktadır. Günümüzde kötü niyet tazminatı miktarı temel olarak günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır. Buna göre günümüzde İş Kanunu’na göre kötü niyet tazminatı ücretinin hesaplanmasına ilişkin;

  • İşyerinde kıdemi 6 aya kadar olan işçiler için kötü niyet tazminatı miktarı 2 hafta * 3 katı = 6 haftalık ücret,
  • İşyerinde kıdemi 6 ay ile 1.5 yıla kadar işçiler için kötü niyet tazminatı miktarı 4 hafta * 3 katı = 12 haftalık ücret,
  • İşyerinde kıdemi 1,5 yıl ile 3 yıl işçiler için kötü niyet tazminatı miktarı 6 hafta * 3 katı = 18 haftalık ücret,
  • İşyerinde kıdemi 3 yıl ve üzerinde olan işçiler için kötü niyet tazminatı miktarı 8 hafta * 3 katı = 24 haftalık ücret,

Olarak hesaplama gerçekleştirilmektedir. Böylelikle 4857 sayılı İş Kanunu’ nünün 32.maddesinin ilk fıkrasına göre ücrete ek olarak çalışana sağlanan para ya da para ile ölçülmesi mümkün olan sözleşme ve kanundan doğan menfaatler de kapsama alınmaktadır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı