Dini

Dilek Hacet Murat Duaları

Dua, kulun Rabbi ile iletişime geçtiği en önemli merciidir. Arada hiçbir aracının olması gerekmez. Kesinlikle bir kişi vasıtası ile Allah’a dua etmek anlamsızdır. Dualar kulun Rabbi ile arasında olan diyalogdur. Tıpkı arkadaşlarınız ile yaptığınız sohbet gibi Rabbinize derdinizi ve dileğinizi ilettiğiniz bir andır. Elbette ki burada saygı çerçevesinde sözlerimizi dile getirmek oldukça önemlidir. Eğer Rabbimizden bir dileğimiz varsa ettiğimiz dualarda muhakkak kendisinin şanından ve yüceliğinden bahsetmeliyiz. Yüce Rabbimiz biz kullarına karşı oldukça merhametli ve bağışlayıcıdır. Onun bereketi ve bolluğu başka hiçbir yerde bulunmaz. Bizim dileklerimizi muratlarımızı yerine getirecek ondan başka hiçbir mercii de bulunmamaktadır. Yeryüzünde bizim dileklerimizi yerine getirecek tek merci Allah-u Alem’dir. Örneğin bir eş adayını beğendiğimizde ve evlenmek istediğimizde bizim muradımızı yerine getiren nikah memuru değildir. Nikah memurunun oraya gelmesine vesile olan, tüm işlemlerin kusursuz şekilde işlemesine vesile olan ve bu aktin olmasına izin veren yüce Allah’tır. Eğer Rabbimiz izin vermeseydi hiçbir ağacın yağrağı dahi yerinden oynamazdı. İşte tüm bu bilgilerin ışığında mümin bir kimsenin bir dileği veya muradı olur ise hangi duaları etmeli sizlere bunlardan bahsedeceğiz.

Öncelikle şundan bahsedelim. Duaların kabul olunmasını istiyor isek mutlaka şunu alışkanlık haline getirmemiz gerekmektedir. Her duamızın arkasından bir adet salavat okumak bizim duamızın kabul olma ihtimalini oldukça arttıracaktır. Yerlerin ve göklerin yüzü suyu hürmetine yaratıldığı peygamberimize salavat etmek muhakkak ki Rabbimizin gözünde çok sevimli gelecektir. Bu sayede dileğimiz kabul olabilir.

Eğer bir arzunuz çok kuvvetliyse ve mutlaka yerine gelmesini istiyor iseniz namazlarınızı cemaat ile birlikte kılmalısınız. Ezan okunduktan sonra cami içinde kılınan sünnet namazının akabinde farz namaza kadar olan bir süre vardır. Siz sünnet namazını kıldıktan sonra cami içinde bir kamet getirilir. İşte ezan ile kamet arasında geçen bu süre zarfında edilen duaların pek çoğunun kabul olduğu bizlere bildirilmektedir. Bu neden dileğinize dair duaları cemaatle kıldığınız bu zamanlarda kamete kadar geçen süre içinde etmeniz daha olumlu sonuçlar almanızda faydalı olacaktır.

Kelime-i Tevhid ise oldukça önemli bir zikirdir. İçerisinde Allah’tan başka bir ilah olmadığına ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in onun elçisi olduğuna dair iman ettiğimiz sözler bulunur. İslam’ın önemli hakikatlerinden ikisine değinen bu zikri çokça yapan kişi zikri yaparken gönlünden dileğini geçirirse kendisinin bu muradının kabul olma ihtimali yükselecektir. Bazı rivayetlere göre ise hergün yüz salavat getiren kişinin yüz dileğinin kabul olduğu söylenmektedir.

Eğer çok büyük bir dileğimiz var ise bu durumda hacet namazı kılabiliriz. Bu namaz farz değil nafile olan namazlardandır. Hacet namazına denilerek niyet edilir ve namazın akabinde büyük alimlerin dahil edildiği silsile-i aliyye denilen zatlara bu namazın sevabı hediye edilmelidir. Bundan sonra mahsun bir biçimde kul Rabbi ile konuşmalıi, dileğini hacetini belirtmeli, daha sonra eğer çok günahkar bir kul ise rabbine ellerini açarak bu duamı en azından silsile-i aliyye’de bulunan zatların yüzü suyu hürmetine kabul eyle ya Rabb demelidir. Ömürlerinin pek çoğunu Allah yolunda geçiren bu zatlar araya katıldığı için Rabbimiz belki bu kişilerin hatrına duamızı kabul buyurabilir. Aynı şekilde mutlaka duamızın sonunda salavatı şerife okumalıyız ki belki Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’de bizlere yardımcı olabilir.

Günde beş vakit farz olan namazlarımızdan sabah ve yatsı olanları kıldıktan sonra Silsile-i Aliyye alimlerinin isimlerini sayarak ruhlarına birer fatiha okunmalı daha sonrasında ise Rabbimize dua ederek bu kişileri de araya vesile koyarak dua edilmelidir. Bu sayede Rabbimiz belki dualarımızı kabul buyurur. Pek çok insan bu yöntemin işe yaradığını ve dualarının kabul olduğunu belirtmektedir.

Ayat-i Hırs ise usul ve erkanına uygun olarak okunur ise ve sürekli olarak kişi bunu yanında taşır ise kişinin dileği kısa sürede kabul olabilir.

Tüm bu uygulamalar gibi adakta oldukça önemlidir. Kişi gönlünden geçen dilek yerine geldiğinde şunu şunu yapacağım diyerek adakta bulunabilir. Bundan sonra Rabbimiz bizi sözümüzde sadık mıyız diyerek sınamak için gönlümüzde olan dileğimizi bize verebilir. Bundan sonra yapmamız gereken ise en kısa vakitte adağımızı yerine getirmek ve sözümüzde sadık olduğumuzu Rabbimize kanıtlamaktır. Bu adak mutlaka bir kurban olmak zorunda değildir. Kişi beş yasin okuyacağım gibi adaklarda adayabilir. Önemli olan adağın yerine getirilmesidir.

Tirmizi’den bize aktarılan bir olaya göre bir gün âmâ yani kör olan bir adam gelerek Peygamberimiz (s.a.v)’den kendisine dua etmesini ve gözlerinin açılmasını diledi. Peygamberimiz ise bu kişiye abdest almasını ve dua etmesini, duasında kendisini araya koyarak Rabbimizden gözlerinin açılmasını dilemesini söyledi. Adam bu denilenleri yaptıktan sonra kısa vakitte gözleri açıldı. Duası kabul oldu. İşte Peygamberimiz (s.a.v.)’i dualarımıza katarak onun yüzü suyu hürmetine kabul ve yardım dilemek böylesine tesirli böylesine etkilidir. O ne güzel insandır, o ne güzel peygamberdir. Kıyamet günü “ümmetim ümmetim!” diyecek olan ne yüce bir kişiliktir. Allah bizi onun yolundan ve sünnetinden ayırmasın.

Serhendi hazretleri ise bizlere şöyle bir bilgiyi aktarıyor. Kişi eğer yetmiş kere Yâ Allah, Yâ Rahman, Yâ Rahîm, Yâ Kavî, Yâ Kâdir zikirlerini tekrar eder ve gönlünden geçen muradı Rabbine dua ederse duası kabul olur. Bu da aslında bir dilek ve hacet duası olarak görülmelidir. Rabbimiz inşallah bu şekilde ettiğimiz dualarımızı da kabul buyurur.

Müminler dua ettikleri zaman bu duanın kabul olup olmayacağından şüphe etmemelidir. Şüphe yok ki Allah kendisine edilen duaları duyandır. Önemli olan kişinin duayı nasıl ettiği, gerekli olan kurallara uyup uymadığıdır. Kişi kalbinden geçirerek Rabbinin duasını kabul edeceğini düşünürse yüce Allah muhakkak onun duasını kabul edecektir. Duasının karşılığı ya bu dünyada yada ahirette kendisine sunulacaktır.

Bazı durumlarda dualarımız hemen kabul edilmeyebilir. Bu durumda duam kabul olmuyor diyerek mümin duasından vazgeçmemeli ve ısrarla devam etmelidir. Birkaç ay süreyle hergün dilek hacet namazları kıldıktan sonra duası kabul olan insanlar oldukça fazladır. Bu durumla ilgili olarak anlatılan bir rivayet ise şu şekildedir. Rabbimiz sevdiği bir kulu kendisine dua ettiğinde ve onun sesini işittiğinde Cebrail aleyhisselama duanın hemen kabul edilmemesini buyururmuş. Böylelikle kulunun sesini duyarmış. Bundan (teşbihte hata olmaz) mutluluk duyarmış. Fakat sevmediği bir kulu dua ettiğinde dileğinin hemen yerine getirilmesini dilermiş. Böylelikle onun sesini işitmekten kurtulurmuş. İşte biz müminler olarak hemen duamız kabul olmuyor diye üzülmemeliyiz. Belkide Rabbimiz bu isteğimizi kabul edecek fakat bizim sesimizi duymak istiyor. Bizimle konuşmak istiyor. Bu vesileyle mutlaka dualarımızda devamlı olmalı ve ümidimizi kesmemeliyiz. Mümin kişi ümitsizliğe düşmez. Eğer inanıyorsanız Allah bizimle beraberdir.

Eğer dilekleriniz ve muratlarınız var ise bahsettiğimiz bu duaları yaparak Rabbimizden isteklerinizin kabul olmasını isteyebilirsiniz. Bundan sonrası sizinle Rabbimiz arasındadır. Siz başbaşa sorunlarınızı halledeceksiniz. Allah tüm isteklerinizi kabul eylesin. Dualarınızı makamında kabul eyleyip gönlünüze göre versin.

Hasbinallah ve niemel vekil.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı