Genel

4857 Sayılı İş Kanunu Özeti

Türkiye’de aktif olarak uygulanan 4857 sayılı İş Kanunu temel olarak işverenler ile oluşturulan bir iş akdinin (sözleşmesinin) şartlarına bağlı olarak çalıştırılacak işçinin hem çalışma koşulları hem de çalışma ortamına ilişkin hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesi amacı taşımaktadır. Yani iş dünyasında işveren ve işçi arasında sözleşme şartlarının her iki taraf içinde en uygun koşullarda düzenlenmesi, her iki tarafın yasal haklarının koruma altına alınması ve düzenli bir iş yapısının şekillendirilebilmesi amaçlanıyor. Bu şekilde hem işveren, hem işçi hem de ulusal ekonomi ve kalkınma açısından en uygun çalışma koşullar ve standartlarının oluşturulabilmesi sağlanıyor. Bu kapsamda da hem işverenin işçisiyle olan anlaşmazlıkları hem de işçinin işvereniyle olan anlaşmazlıkları noktasında ilk baktıkları yer 4857 sayılı İş Kanunu oluyor. Ancak içtihatları, maddeleri ve fıkraları ile oldukça geniş bir kapsama sahip olan İş Kanunu’nda mevcut soruna ilişkin hakların ve koşulların bulunabilmesi ya da tüm kanuna dair kapsamlı bilgiye sahip olunabilmesi herkes için pek de mümkün olmayabiliyor.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçilerin çalışma sürelerinden, kıdem tazminatı haklarına, işverenlerin haklı iş akdi fesih hakkına kadar pek çok konuya ilişkin tüm detaylar etkin bir şekilde belirtilmiştir. İş Kanunu’ nun 4. Maddesinde yer alan bazı istisnai durum ve haller haricinde alt kısımda yer alan bazı işler ve iş ilişkilerini kapsamı dahilinde bulundurmamaktadır. Buna göre günümüzde 4857 sayılı İş Kanunu’ nun kapsamında bulunan işler ve iş ilişkilerinin dışında bulunanlar ise;

  • Deniz ve hava taşımacılığı işleri,
  • 50 ve daha az işçi çalıştırmakta olan tarım ve orman işlerinin gerçekleştirildiği işyerleri ve işletmeleri,
  • Aile ekonomisi kapsamı dahilinde bulunan tarıma ilişkin tüm yapı işleri,
  • Bir ailedeki üyeler ve üçüncü dereceye kadar yakın olan akrabaları arasında harici olarak başka birisinin katılımı gerçekleştirilmediği evlerde ve el sanatlarının gerçekleştirildiği işleri,
  • Ev hizmetleri,
  • Çıraklar,
  • Sporcular,
  • Rehabilite olanlar,
  • 507 sayılı Esnaf Ve Sanatkarlar Kanunu’ nun 2.maddesinin kapsamına uygun üç kişinin çalıştığı işyeri,
  • Şeklindedir. Bunlar İş Kanunu’ nünün kapsamında bulunmamaktadır.  Buna karşın günümüzde İş Kanunu kapsamında bu alanlara ilişkin olarak kapsam dahilinde olana bazı alanlar bulunmaktadır. Buna göre de;
  • Kıyı ve liman ya  da iskelelerde gemilerden karaya ya da karadan gemilere gerçekleştirilen yükleme ve boşaltım işleri,
  • Havacılık sektörünün tüm yer tesislerinde işlerin yürümesini sağlayan işleri,
  • Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının gerçekleştirildiği atölye ve fabrikalarda geçrekleştirilen işler,
  • Tarım işletmelerinde geçrekleştirilen yapı işleri,
  • Halkın yararlanmasına yönelik olarak açık ya da işyerinin ilavesi halinde bulunan park ve bahçe işleri,
  • Deniz İş Kanunu’ nun kapsamı dahilinde bulunmayan ve tarım işçileri kapsamında bulunmayan, denizde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler ve bu kanun hükmüne tabidir.

Bu gibi alanlarda kalanlar ise tüm işyerlerine, söz konusu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekilleri tarafından faaliyet konuları ne olursa olsun uygulanmaktadır. İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, İş Kanunu’ nun 3.maddesi kapsamında bildirim gününe bakılmadan söz konusu kanunun hükümleri ile yükümlü olurlar.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı